Meditasyon nedir ve nasıl yapılır?

Hiç biriyle konuşurken onu dinlemediğini, yemek yerken ne yediğini farketmediğini, tadını almadığını, yürürken aslında yolda değil aklındaki düşünceler arasında yürüdüğünü fark ettin mi? İşte bu zihnimizin bize bir oyunu. Zihin hep geçmişte veya gelecekte. Durmak bilmez bir koşturma içinde. Tedirginlikler, kaygılar, hayaller derken, aslında kontrol edemediğimiz ve bedenimizden ayrı çalışan bir organ halinde.

Günümüzdeki uyaranların fazlalığı ise zihnimizin bu döngüsünü içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Televizyon, internet, sosyal medya, haberler, arkadaşlar, mesajlar derken günün her saniyesi inanılmaz derecede fazla uyarana maruz kalıyoruz. Bu da bünyemizde sürekli bir uyarılma hali ve devamlı stres, kaygı, endişe gibi duyguları ortaya çıkarıyor. Beden ile zihin arasındaki iletişim koparken, farkında olmadan yaşamaya başlıyoruz.

Şu zamana kadar meditasyon yapmamış olabilirsin veya ben yapamıyorum gibi bir düşüncen olabilir, hiç önemli değil. Günler geçtikçe meditasyonun aslında çok kolay teknikleri içerdiğini göreceksin. Meditasyon uygulaması ile hızlı bir başlangıç yapabilirsin. Burada kritik olan şey sıklıkla kendine bu zamanı ayırman. Meditasyon zihnimizi şu ana getirmek, nefesimize, bedenimize, duygularımıza odaklanmak için en etkili yollardan biri. Böylece meşgul ve yorgun zihinden, sakin ve odaklı bir zihne geçeriz.

Meditasyon yaparken gidilen mucizevi bir alan veya dünya yok. Her şey bizim bedenimizde ve zihnimizde gerçekleşiyor. Meditasyon uygulamasında ise yüzyıllardan beri uygulanan meditasyon pratiğini günlük hayata taşıyoruz.

Meditasyona neden ihtiyaç duyarız?

Çoğumuz oldukça stresli, zorlayıcı ve yorucu koşullar altında yaşıyoruz. Değişen dünya düzeninin günlük yaşantımızdaki talepkar yapısı, yüksek temposu ve artan uyaranları sebebiyle hem kendimizle olan teması kaybediyor, gerçekte önemli olanın ne olduğunu unutuyor ve kontrolsüzce hayata yetişmeye çabalıyoruz. Sabahtan akşama, Pazartesi’den Cuma’ya nasıl vardığımızı anlamadan sanki koşarcasına yaşıyoruz.  Günlük hayatın koşuşturması, fikirler üreten zihni, duraksız bir aktivite halinde tutuyor.

Zihin sürekli tehdit altında hissediyor, verimli dinlenemiyor. Geçmiş ve gelecek eksenindeki düşünceler bulutunda yaşıyor. Zihin sürekli yarına dair plan, kaygı ve varsayımlar, düne dair yorumlar yaparken; bir insan varlığı olarak, tam da mevcut anın sunduğu keyfi, deneyimi alamadan yaşayıp gidiyoruz.

Gün içinde etrafımızdaki uyaranların sayısı, bizim o an gerçekten ne hissettiğimizi anlamamamıza ve bilinçsizce koşturmamıza neden oluyor. Dün ve yarın ile ilgili düşünce aleminde yaşarken farkında olmadan günlük aktivitelerimizi tamamlıyoruz. Çoğu zaman tabağımızdaki yemek biterken, dün ve yarına dair düşünce zincirinde dolaşıyor ve tadını bile almadan yemeği yutmuş olduğumuzu fark ediyoruz. Araba kullanırken otomatik pilota bağlıyor ve hayaller veya analizlere dalıyoruz. Banyo yaparken suyun rahatlatıcı etkisini hissetmek, suyu yudumlarken tazeliğini hissetmek, sevdiğimiz birini dinlerken sözlerin ardındaki hisleri duymak için mevcut olamıyoruz. Çünkü zihnimiz şu anı fark edemeyecek kadar meşgul.

Peki hiç düşünmemek mi lazım? Tabii ki hayır. İnsan önceliklendirerek ve plan yaparak yaşar. Ancak böyle daha ileriye gidebilir, kendini geliştirebilir. Fakat bize katkısı olmayan düşünce döngülerinde kaybolmak aslında zihinle bedenimizin ilişkisini koparması demek oluyor ve bu kopma bizi her geçen gün şu andan ve şu anın zevkinden uzaklaştırıyor.

Sen de bir düşün, bu düşünce zamanlarından kaçından gerçekten yarar aldın? Kaçında gerçekten aradığınız cevabı buldun? Yoksa bulamadan sadece bir girdap içinde mi dolandın ? Meditasyona ihtiyaç tam da burada ortaya çıkıyor. Zihnimizin bu koşturmacasına bir dur diyerek, gerçekten bilinç altımızı dinleyebileceğimiz, kendimizin farkında olabileceğimiz bir zaman aralığı arıyoruz.

Farkındalık meditasyonu nedir?

  • Anın farkında olmaktır.
  • Bedenin, duygularını, düşüncelerini tanımlamaktır.
  • Kendini tanımaktır.
  • Yargısızca gözlemlemektir.
  • Bilinçli bir düşünce ve gözlem yapısıdır.
  • Zihnin ve bedenin buluşmasıdır.

Ne değildir?

  • Din değildir.
  • Düşünmemek değildir.
  • Aksiyon almamak değildir.
  • Bir kaçış noktası değildir.
  • Sadece bir stres ve kaygı ilacı değildir.
  • Zor değildir.

 

Peki meditasyona başlarken nelere dikkat etmeliyiz?

Meditasyona başlamayı istemek ve buna gerçekten niyetli olmak mükemmel bir adım. Meditasyonda her şey istek ve niyete sahip olmakla başlıyor. Ancak böyle zihnin alışkanlıklarını biraz da olsun kırabiliriz ve sakin, düşünceler arkasında koşturmayan bir alana kavuşabiliriz. Meditasyon’a kolayca buradan başlayabilirsin.

  • Zaman ayır: Meditasyon yapmak için en önemli şey zaman ayırmak çünkü meditasyon yaparken giymemiz gereken özel bir kıyafet, gitmemiz gereken özel bir yer veya almamız gereken aletler veya araçlar yok.
  • Zihninini hazırla: Meditasyonun amacı zihni susturmak değil, bilinç altını ortaya çıkarmak, düşüncelerin gelip gitmesine izin vermek ve aynı zamanda bulunduğumuz ortamı, bedeni, duyguları fark etmek. Bu yüzden zihninini böyle bir 10 dakikaya hazırlamaya çalış.
  • Yargısız ol: Meditasyona başlarken bu pratik hakkındaki yargılarını bir kenara bırak ve yepyeni bir tecrübeye hazırlandığını bil. Kötü veya iyi bir düşünceye sahip olmak yerine, fikirlerini bir kenara bırak, sadece tecrübene odaklan.
  • Kendine karşı şefkatli ol: Kendine veya zihnine meditasyon sırasında asla kızma, kendini yargısız şekilde gözlemleyen bir birey ol ve sev. Unutma bu tamamen sana özel bir deneyim, burada başka kimse yok, sadece sen varsın.

Farkındalık meditasyonu yaparken;

  1. Kendini rahat hissedeceğin sessiz bir yer bul ve otur.
  2. Uykuya dalmamak için dik oturmaya çalışman önemli.
  3. Başlarken rahatla ve kendine bu dakikaları ayırdığını bil.
  4. Gözlerini kapa ve ilk olarak nefeslerine odaklanmaya başla. Aklın nefes alış ve verişlerine odaklansın. Göğsüne havanın dolup boşaldığını izle ve konsantrasyonunu nefesinde odakla.
  5. Zihninden geçen düşünceleri fark etmeye çalış. Bak neler düşünüyorsun? Kendine daha yukarı bir pencereden bakar gibi bak. Aklından hangi düşünceler taker taker geçiyor?
  6. Meditasyon sırasında bazen aklın farklı yerlere kayabilir, bu çok normal. Bunu fark edince, tekrar odağını çalışmaya getir.
  7. Nefesine odaklanma ve düşüncelerini fark etme pratiğini 5-10 dakika boyunca sürdür.
  8. Her gün aynı tecrübeyi yaşamayabilirsin, bazen zihni durduramayız. Bir bakmışız düşünceler içinde kaybolmuşuz. Asla yapamıyorum gibi düşüncelere kapılma, unutma bu bir süreç ve biz zihin kaslarımızı geliştiriyoruz. Burada önemli olan zihnin bu durmak bilmez koşturmacasına bir dur demek. Düşünceleri fark etmek, nefesin farkına varmak. Böylece vücudu ve zihni sakinleştiririz.
  9. Son olarak, her gün kendine bu 10 dakikalık zamanı ayır. Her gün aynı yerde, benzer zaman aralıklarında yapman alışkanlık haline getirmeni kolaylaştıracaktır.

+ BONUS: Sabahları meditasyon yapmak güne çok zinde ve sakin bir başlangıç yapmanı sağlar. Ayrıca sabah öğrendiğin teknikleri hemen gün içinde uygulayabilirsin!

Meditasyon App’ indir ve denemeye başla.

Bir cevap yazın