Ben Kadınım

Ben kadınım.

Zerafetim kadar derindir gücüm; naif adımlarımın ardında dev ayak izleri kalır.

Bir ömür boyu genişler anlayışım; canlılıkla, sevecenlikle, yüreğimde yer açarım hayata, insana, olgunlaşmaya.

Tek bir okun ucu gibi sivrilmez; çokça, büyür, açılır, tomurcuklanır, bin bir dalımdan çiçek, meyve veririm.

Çağlar boyu nice imkansızlık, baskı ve yokluğa rağmen hep çıktı sesim. Eser veremediğimde bile ürün verdim. Üretemediğimde öğrettim, yonttum, incelttim. Elim erişmediğinde dilimle, sözlerimle, kimi zaman bir bakışımla ilham verdim.

Dünyaya bakarken her bir detayı bildim, sevdim, güzelleştirdim. Kimi zaman bir kelimeme, saçımın kıvrımına, silüetime romanlar yazıldı.

Hala sesimi susturan, acımı duymayan, önümü kapatan yerlerde de yaşıyor, nefes alıyorum. Bir ağzım sussa da, başka yerlerde zekamla, çabamla, hayat yaratıyorum; bilimde, sanatta, araştırmakta, her sahada varım.

Koca okyanus büyüleyici de olsa, denizin her bir çakıl taşı, her saat değişen kokusu, fırtınalı ve sakin günlerini severim.

Ormanda yürürken her bir ağacı gören, hisseden, her bir kuşu işiten benim.

Kavramların örtüsünü yırtıp, altındaki yürekleri duyan, en kırılgan haliyle kucaklayan, hisseden benim.

O vazoya çiçekleri dizen, o köşeye o notu iliştiren, ağlayınca göz kapatıcısını sürüp o toplantıya giren hep benim.

Çocuğu hastayken projesini yetiştiren, bir kap sıcak yemeği evinden eksik etmeyen, her şeye yetişirken, kimi zaman yüksek beklentilerin altında yorgun düşen.

Yine de her yaş, her dem, gürül gürül çağlayan, zerafetinin altında fırtınalar taşıyan, esin, tılsım ve aşk dolu dansıyla bu dünyaya renk, ışık, yaşam getiren, her çağda dönüşümlere ilham olan, doğaya kardeş gibi yakın duran benim.

Hisseden. Yaratan. Büyüten. Besleyen. Kavrayan. Şefkat veren. Anlam getiren.

Tıpkı Ay gibi, her daim dönüşen, her haldeyken ışık veren, ölen her parçasından yeniden hayat üreten.

Ben kadınım. Ve iyi ki bu hayattayım!

Deniz Bağan.

 

Tüm Yazılar,

Zor duygularla baş etmenin üçüncü bir yolu var.

Yaşamda zorlayıcı bir duygu belirdiğinde; çaresizlik, umutsuzluk, üzüntü, yalnızlık, kaybolmuşluk duygusu gibi, iki şeyden birine yöneliriz:

1) Bunlardan ilki en hızlı biçimde bu duyguyu bastırmak, onu yok saymak, olmamasını telkin etmek, yokmuş gibi davranmak, uyuşturan veya unutturan bir madde, eylem veya insana yönelmektir. Aşırı uyumak, iletişimden kaçmak, tv veya ekran karşısında uzun saatler kalmak ise diğer örnekler olabilir.

MEDİTASYON, Tüm Yazılar,

Pozitif düşün, pozitif bak hayata.

Geçenlerde uygulamadan attığımız mesajlardan biri şuydu: ‘’Hayal ettiklerini yapmanın önündeki engel öz yargıların olabilir mi?’’

Beklediğimizden çok daha fazla paylaşım ve pozitif tepki aldı. Sosyal medyada paylaşıldı, arkadaşlara gönderildi. En önemlisi ise bir saniye de olsa durup, düşünüldü. Gerçekten hangi yargılara sahibim ve bunlar benim yaşamımı nasıl etkiliyor?

MEDİTASYON, Tüm Yazılar,

Şükran duymak neden önemli?

Bugün yepyeni bir seri çıktık: Şükran.

Zihnimiz genellikle negatif tecrübeleri hatırlamaya daha eğilimli. Gün sonunda, o gün içindeki mutlu anlarımızdan çok mutsuz anlarımızı hatırlıyoruz. Kendi hayatımızı düşündüğümüzde sahip olduklarımızdan çok sahip olmadıklarımıza odaklanıyoruz.