Meditasyon Sevenler İçin En İyi 10 Kitap

Meditasyon yalnızca bir rahatlama aracı değil. Aynı zamanda bakış açını genişletmen, farkındalık kazanman için önemli bir araçtır. Üstelik bu yolda kullanılabilecek tek araç da değil. Kendini, algılarını geliştirmek isteyen, dünyasını geliştirmek istiyorsan meditasyonla birlikte kullanabileceğin pek çok araç var. Bunlardan biri kitaplar. Kitaplar yüzyıllardır aklımızı, farkındalığımızı geliştirmenin bir yolu oldular. Bu sebeple meditasyona merak saran bizlerin muhakkak okumaları gereken kitapların üstünden geçmek ve kendimizi birçok farklı koldan nasıl besleyebileceğimize bakmakta bir fayda var:

Simyacı – Paolo Coehlo

Paulo Coelho’nun Simyacı’sı artık neredeyse modern bir klasik sayılır. İncecik bir kitap olan bu eser Endülüslü çoban Santiago’nun bir hazine bulmak umuduyla dünyayı keşfe çıkmasını konu alır. Yolculuğuna başladığında aklında son derece materyal bir hazine olan Santiago’nun maceraları onu tahmin ettiğinden büyük, değişik zenginliklere götürür. İnsanın kalbini dinlemesinin, karşına çıkan fırsatları değerlendirmesinin ve hayatı yorumlamayı öğrenmesinin hikâyesi olan Simyacı hayatta neler aradığımızın, neler aramamız gerektiğinin ve gerçek zenginliğin ne olduğunun romanı.

Siddhartha – Herman Hesse

Herman Hesse’nin bu klasik romanı Budist felsefeyle, kişisel ahlakın muazzam bir sentezi. Nesiller boyu okuyucularına ilham veren Siddhartha varlıklı bir aileden gelen, Hintli Brahmin’in her şeyden vazgeçip spiritüel bir yola baş koyuşunu konu alıyor. Ancak roman Budizm’in veya herhangi başka bir dinin reklamını ya da tanıtımını yapmıyor. Daha ziyade bir sürü farklı dini felsefeyi birleştirerek bir adamın hayatının anlamını arayışının içinde yepyeni bir hayat anlayışı kurguluyor.

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı – Robert M. Pirsig

Son yüzyılın en önemli eserlerinden biri olan Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı hayatı nasıl yaşadığımızın ve daha iyi nasıl yaşayabileceğimizin romanı. Roman bir baba, oğlun yaz boyunca Amerika’nın kuzeyinde çıktıkları bir motosiklet turunu anlatıyor. Bu tur aracılığıyla da sevgiyi ve korkuyu irdeliyor. Bu, büyümenin, gelişmenin, olgunlaşmanın romanı. Hem derin, son derece kişisel bir odise hem de hayatın temel sorularının, karşımıza diktiği engellerin ve onlara nasıl yaklaşabileceğimizin bir etüdü.

Pi’nin Yaşamı – Yann Martel

Pi’nin Yaşamı görünürde basit, fantastik bir roman. Ancak konu Yann Martel olduğunda “görünüşe” pek aldanmamak lazım. Konu hayat olduğunda ise hiç aldanmamak lazım. Romanın ana karakteri Piscine Molitor, namı diğer Pi, bir gemi kazası sonucunda kendini bir kayıkta, bir kaplanla birlikte, okyanusun ortasında buluveriyor. Pi bu koşullar altında 227 gün boyunca hayatta kalmayı başarıyor. Ancak Pi’nin bu imkânsız macerası yalnızca bir hayatta kalma destanı değil. Aynı zamanda hayat bizi olabilecek en zorlu koşulların altına soktuğunda yolumuza nasıl devam edeceğimizin, kişisel gelişimimize nasıl devam edebileceğimizin, en yüksek engelleri nasıl asabileceğimizin romanı. Pi’nin Yaşamı devam edemem dediğimiz noktalarda nasıl devam edeceğimizi bize gösteren başlıca eserlerden biri.

Mesnavi – Mevlana

Pek çoğumuz o ya da bu noktada “Keşke hayatın bir kullanım kılavuzu olsaydı,” demişizdir. Mevlânâ’nın Mesnevi’si aslında tam olarak bu. Hatta bundan fazlası. Aynı zamanda insanların kendilerini tanımaları için bir kılavuz. Zaten kendimizi anlamadan hayatı nasıl anlamlandırabiliriz ki? Tek bir kitap bunu nasıl başarabilir ki, diye soracak olursanız diye bir örnek vermek isterim:

“Kişi kim olduğunu bilmek isterse kimleri sevdiğine baksın.”

Mutluluk Sanatı – On Dördüncü Dalai Lama

Tibet’in spiritüel lideri olan, Nobel Ödüllü Dalai Lama’nın kitabını okumak için Budist olmak ya da Budizm’e inanmak gerekmez. Asıl gereken hayatı sevmek ve mutluluğun anlamını keşfetmek istemek. Bu konuda insana her daim gülümseyen, hayatın amacının mutluluk olduğuna inanan Dalai Lama’dan daha iyi tavsiyelerde bulunabilecek olan birisi olabilir mi?

Dalai Lama Mutluluk Sanatı adlı kitabında neyse ki kuru tavsiyelerde bulunmakla kalmıyor. Ettiği sohbetleri, kişisel hikâyelerini, yaptığı meditasyonları paylaşıyor ve psikanalist Dr. Cutler’ın yardımıyla tüm bunların derinliklerine iniyor. Bu şekilde okurlarına gün be gün yaşadığımız öfkenin, özgüvensizliğin, hayal kırıklıklarının, ilişkilerin son bulması veya sevdiğimiz birini kaybetmek gibi her gün karşılaşabileceğimiz olayların üstelerinden nasıl gelinebileceğini anlatıyor.

Küçük Prens – Antoine de Saint Exupery

Küçük Prens hepimizin çocukluğundan bildiği, dolayısıyla çocuk kitabı olarak anımsayabileceğimiz ama bundan çok fazlası olan bir roman. Yani yine görünüşüne aldanmamamız gereken bir eser. Ahlaki alegori ile spiritüel bir otobiyografinin karışımı olan bu incecik kitap kendi galaksisinden ayrılıp evreni keşfe çıkan küçük bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Küçük Prens başına gelen inanılmaz olaylar silsilesinde hayatın hiç bilmediği, yetişkin gerçeklikleriyle karşılaşıyor. Bu gerçekliği anlamlandırmaya çalışırken kâh kafası karışıyor kâh kendisiyle ilgili hiç bilmediği şeyler keşfediyor. Ancak roman özünde her şeyin ama her şeyin yalnızca sevgiden ibaret olduğunu gösteriyor.

Şimdinin Gücü – Eckart Tolle

Bir kitapçıya gittiğinde elini sallasan elli kişisel gelişim kitabı bulabileceğinden bu tarz bir eser seçerken çok dikkatli olmak gerek. Ancak söz konusu kitap Eckart Tolle’un Şimdinin Gücü ise pek bir riske girdiğin söylenemez. Zira Şimdinin Gücü okuyucularına basit ama son derece önemli, unutması da bir o kadar kolay bir mesaj vermekte: gerçek mutluluğa ve aydınlığa ulaşmanın tek yolu şu anda yaşamak. Kitabın mesajının insanın aklında yer etmesini okur Tolle’un akıcı, orjinal, heyecan verici anlatımına borçlu. Bu rahat, keyifli anlatım okuyuculara gündelik duygu ve düşüncelerin, anda kalmalarına ve dolayısıyla mutlu olabilmelerine nasıl mâni olabileceklerini tüm açıklığıyla gösteriyor. Tıpkı meditasyonun ve farkındalığın yaptığı gibi.

Yaban – Cheryl Strayed

Annesini kaybetmesi üzerine uyuşturucuya vuran, eşini aldatarak evliliğini bozan ve okuldan ayrılmak zorunda kalan Chery Strayed’in otobiyografik romanı okuyucuların gözlerini açan bir roman. Yaşadığı olaylar neticesinde dibe vuran Cheryl spontane bir kararla hiçbir deneyimi olmadan binlerce kilometrelik bir doğru yürüyüşü ve kamp gezisine çıkmaya karar veriyor. Strayed bu kararıyla hayatının en zor ve korkutucu yolculuğuna çıkarak kendini tüm korkularıyla, yalnızlığıyla yüzleşmeye zorluyor. Haftalarca konuşacak kimsesi olmayan Cheryl kendi problemlerinden kaçamıyor ve hem onlarla yüzleşmesi hem de engellerini nasıl aşacağını, kendini ileriye nasıl taşıyacağını, anda olmayı nasıl öğreneceğini çözmesi gerekiyor. Elbette herkesin hayatlarını ve kendilerini çözmek için böyle delice bir maceraya atılması gerekmez. Ama kendimiz olmak ve hayatımızla, yas tutmak gibi ağır duygularla yüzleşmeyi öğrenmek için Cheryl Strayed’in Yaban’ı olabilecek en doğru eserlerden biri.

Yaşama Tutunmak İçin Sebepler – Matt Haig

Yaşama Tutunmak İçin Sebepler biraz yanıltıcı bir ismi olan bir kitap. Zira kitap intiharı düşünen bir adamın yaşama tutunma sebeplerini değil de hayatta her nerede olursak olalım hepimizin ona neden dört elle sarılması gerektiğini anlatan bir kitap. Hayatın güzelliklerini, kaçırdığımız o minik, büyülü anlarını, gerçekten hayatta olduğumuzu hissedebileceğimiz salise ve saniyelerini anlatan bir kitap. Depresyon, yas, endişe gibi ağır duygularla baş etmenin neden önemli olduğunun, bizim neden değerli olduğumuzun kitabı. Özetle her ne hissedersek hissedelim hayatın en önemli yanlarını gözden kaçırmamamız için yazılmış komik, eğlenceli, neşe dolu, muhakkak okunması gereken bir kitap.

Bir cevap yazın