Meditasyon, Dikkat Eksikliği & Hiperaktivite

Bugünden itibaren blogumuza Meditasyon ile ilgili tecrübelerini anlatmak isteyen ve fikirlerini bize yollayan üyelerimizi misafir yazar olarak alıyoruz. İlk konuğumuz Papatya Somer. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çeken oğlunun meditasyon yaparak nasıl değişime uğradığını bizlerle paylaşıyor. 

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite günümüzün en yaygın problemlerinden. Tahminlere göre toplumun en az %5’i DEHB ile teşhis ediliyor. İlaçla tedavi yaygın olsa da, son zamanlarda dünya genelinde alternatif tedavi yöntemlerine talep artıyor ve bu yöntemlerden biri de meditasyon. Tabi bu demek değil ki meditasyon yapmak her koşulda ilacın yerine geçen bir terapi yöntemi. Her tıbbi durumun bir seviyesi var ve herkesin kendi için bulabildiği çözümler değişiyor. Papatya Somer’in örneğinde ise meditasyon tamamen bir dönüşüm yarattı. Gelin beraber okuyalım.

Sihirli değneklere inanır mısınız?

Ben inanmam. Sen olduğun yerde otur, kendin veya gelişimin için hiçbir şey yapma, ama bütün güzellikler seni bulsun… Üzerine kahve de söyleyelim mi?

Farkındalık bir insanın sahip olması gereken en önemli yetilerden biri. Birlikte doğduğumuz ancak toplum yargıları, aile baskıları ile zaman içinde kaybettiğimiz farkındalığımızı tüm uyaranlara rağmen dinç tutmak ve genişletmeye devam etmek elimizde. Yani aslında ortada bir değnek var ancak sihir değnekte değil, bizde.

Yaklaşık 3,5 yıl önce DEHB(Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) teşhisi ile yeşil reçeteli bir ilaca başlayan oğlum, ilaç sonrası okulda dersleri daha iyi dinlemeye, dersteki dikkat süresini arttırmaya başladı. Akademik olarak ‘istenilen’ (kim istiyorsa bunu?) seviyeye gelmeye başladı, başladı da.. her anne gibi benim endişelerim de başladı.

DEHB gibi durumlar için kullanılan ilaçlar, dikkati olması gereken seviyeye getirirken beyni baskı altına alarak uyaranlara karşı tepkisizliğe sebep oluyor. Bunun bilimsel açıklaması nasıldır bilemiyorum ancak benim oğlumda gözlemlediğim birebir buydu. Artık kahkahalarla gülmüyordu, tepkileri kısıtlıydı, cevapları ruhsuzdu ve kısaydı. Yaklaşık 8 ay önce Meditasyon App sayesinde  hayatıma giren meditasyon seansları ile kendi hayatımda, özellikle doğru nefes almayı öğrendikten sonra, değişen olumlu şeyleri düşününce, meditasyonun DEPH üzerinde ne gibi etkileri olabilir diye kafa yormaya başladım ve bir hamlede bulundum.

Yaz boyunca akademik bir dikkat gereksinimi olmayacak olan oğluma DEHB için kullandığı ilaca ara verip, düzenli meditasyon yaptırmayı denemek istediğimi doktoruna söyledim. İlk 15 gün Merhaba Serisi ile başladık. Bu dönemde Meditasyon App’in duyarlı ekibi bir Çocuk Serisi ekledi, onlara nasıl teşekkür etsem azdır… Çocuk serisi ile iyice derinleşmek ve oğlumun konuyu içselleştirmesini sağlamak çok daha kolay oldu.

1,5 aylık düzenli (günde 3 dakika ile başlayıp, 10 dakikaya çıkarak) meditasyon seansları sonrasında ilacı bıraktık. Evet tamamen bıraktık.

Şu an her gün yapmıyor olsa bile haftada 3-4 mutlaka devam ederek, sakin kalma, nefes alıp bekleme, düşünerek karar verme gibi özel konularda çalışıyoruz.

Bir anne olarak bunun bana hissettirdiği mutluluk anlatılabilir gibi değil. Meditasyon disiplin, istikrar ve sabır gerektiren içsel bir yolculuk. Bu yolculukta kazanılanlar birbirini doğurarak büyüyen ve içselleştikçe daha da faydalı olan birer hediye. Kendinize ve çevrenize bir güzellik yapın, her gün 10 dakika meditasyon yapın. Elinizdeki sihirli değneği gördüğünüzde… bu sırrı biliyor olmaya doyamayacaksınız.

1 Yorum

  • Papatya Hanım Merhaba,

    Ben de bir anne olarak size yürekten mutluluklarımı ifade etmek istedim.

    Bir de belki okumak istersiniz, “the indigo children – Kryon” kitabını tavsiye ederim.

    Özel bir çocuğunuz var ve siz de özel bir annesiniz. 🙂

    Sevgiler.

Bir cevap yazın